Büyük Veri ve Sosyal Medya Pazarlamasına Etkisi

7 Dk Okuma Süresi
Büyük Veri ve Sosyal Medya Pazarlamasına Etkisi
Alican Bekaroğlu  14 Aralık 2018

Sosyal hayattan sosyal medyaya
Mediakix tarafından yapılan bir araştırmaya göre 2016’da sosyal medyada geçirdiğimiz günlük ortalama süre 116 dakikaydı. 2017’de 135 dakikaya çıkan bu sürenin 2018 sonuna kadar ise 160 dakikaya kadar artması bekleniyor. Peki günde ortalama 2 saat sosyal medya kullanımı tüm hayatımızda ne kadar yer kaplıyor ve alım kararlarımızı, günlük tüketim alışkanlıklarımızı ne kadar etkiliyor?

Mediakix’in yaptığı bu araştırma, 79 yıllık ortalama bir insan ömründe, 13 ila 79 yaş arasında geçirilen 66 yıllık yaşam süresini ele aldı. Günde ortalama 2 saat aktif olarak sosyal medyada geçirdiğimiz süre, 66 yıllık hayatımızda toplam 5 yıl 4 aya tekabül ediyor. Yani bu kadar fazla vakit geçirdiğimiz sosyal medya; ailemizden, işimizden ve arkadaşlarımızdan sonra en çok vakit geçirdiğimiz dostumuz konumunda.

Zaman zaman sosyal medya, hayatımızı oluşturan değerlerin bazılarından daha fazla yer kaplayabiliyor. İnsanlardan hayatlarındaki önceliklerini sıralamalarını istediğimizde, aile, arkadaşlar, iş ve hobiler gibi genel cevaplar alırız. Aynı insanlara “Sizi en iyi kim tanır?” sorusunu sorduğumuzda, süre gelen alışkanlıkla“aile, dostlar, iş arkadaşları” gibi ön görülebilir yanıtları vereceklerdir. Kimse bu soruya sosyal medya hesaplarım ya da dijital dünya cevabını vermez. Düşünün ki bir arkadaşımızla günde ortalama 2 saat neler yapmaktan hoşlandığımızı, nerelere gittiğimizi, ne yemekten, içmekten ve dinlemekten keyif aldığımızı paylaşıyoruz, ruh halimizi anlatıyoruz, bilmediklerimizi soruyoruz… Sanıyorum ki artık kolay kolay kimse bizi ondan daha iyi tanıyamaz. Biz de zaten günlük rutin hayatımızda kimseyle bu kadar çok bilgiyi paylaşmayız. Halbuki tamamen farkında olmasak da mecralara nereye gittiğimizi, ruh halimizi, nelerden hoşlandığımızı, hangi ürünleri almaya meyilli olduğumuzu her
gün düzenli olarak ya anlatıyor ya da bu mecraları kendimizle ilgili bilgilendiriyoruz.

Sosyal medyadan, geleceğin pazarlamasına
Tüm dünyada aktif 3 milyar 200 milyon sosyal medya kullanıcısı için gündelik rutinin vazgeçilmezlerinden birisi olan sosyal medyanın penetrasyonu her sene
yadsınamaz oranda artmaya devam ediyor. Bu ölçekte bir penetrasyon,işletmeler ve işletmelere hizmet veren ajanslar için oldukça değerli dijital ayak izleri bırakıyor. 2020 yılında sosyal medya üzerinden toplanan Big Data’nın yani büyük verinin toplam hacminin 44 trilyon gigabaytı geçeceği öngörülüyor.

Peki bu büyüklükteki veri okyanusu şu an ne işe yarıyor?
Bir zamanlar yalnızca sosyalleşmek ve zaman geçirmek için kullanılan sosyal medya, şimdi işletmelerin pazarlama stratejilerinin göbeğinde yer alıyor. Büyükveriyi verimli bir sosyal medya stratejisine çevirmenin önemi çoktan anlaşıldı ve
her geçen gün bu alanda yapılan yatırımların arttığını görüyoruz . Büyük veri sayesinde kitleleri daha iyi tanıyan markalar ve işletmeler, tüketicilerin gözünde onları iyi anlayan ve ihtiyaçlarına tam karşılık veren marka konumunda yer alıyor ve daha da önemlisi ise; en küçük lokantalardan dev otomobil şirketlerine kadar her markanın önceliği olan, yeni ve sadakati yüksek tüketici kitlesi kazanmaya başlıyor. Doğru analizlerle incelendiğinde büyük veri,markalara, müşterileri ve markanın bu müşterilere nasıl yaklaşacağını anlatıyor.

Kişiselleştirme
Büyük veri markalara, müşterilerinin seçimlerini ve beğenilerini baz alarak daha isabetli bir iletişime olanak tanıyan kişiselleştirmeyi mümkün kılıyor. Henüz tüketici, kendi ihtiyacının farkında değilken bile markalar, iyi analiz edilmiş büyük veri sayesinde bu ihtiyacı tüketicinin karşısına çıkarabilir. Bu durumun çarpıcı örneklerini çoktan görmeye başladık. Bir baba, mağazadan kızına gönderilen hediye kuponlarına çok sinirlenir çünkü ürünler hamilelikle ilgilidir ve kızı henüz liseye gitmektedir. Mağazanın, kızını hamileliğe özendirdiğini iddia eder ve hatta yargıya başvurur. Ancak süreç adamın özrü ile sonuçlanır çünkü kızı gerçekten hamiledir.

Peki kızın bile fark etmediği bu gerçeği mağaza nasıl bilebilir?
Mağaza, müşteri profillerini çıkardıkları bir algoritma kullandıklarını söylemiştir. Örneğin algoritma, hamile kadınların, hamileliğin özellikle ikinci üçüncü ayından itibaren magnezyum ve çinko içerikli ürünler tükettiğini ve kokusuz losyonlar tercih ettiğini belirlemiştir. Bu ve bunun gibi bilgileri satın alma alışkanlıkları ile birleştiren mağaza kızın hamileliğini tespit etmiştir. Verinin analiziyle sunulan kişiselleştirilmiş deneyim, işletmelerin, müşterileri ile bağlarını kuvvetlendirmek için kendilerine özel bir dil oluşturmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda verinin doğru yorumlanmasıyla, markalar yalnızca
tüketicilerini hedefleyen reklamlar yayınlayabilir ve reklamları rahatsız edici olmayan bir deneyime dönüştürebilir. Yalnızca sosyal mecraların sundukları reklam yönetim araçları ile bile kullanıcıları sosyal medya gönderileri, izledikleri ve paylaştıkları şeylere göre birçok noktadan hedefleyebiliyoruz. Bunun markalara en büyük katkısı,reklamların ilgili kişilerle buluşması ve maliyetleri düşürüp verimi artırarak daha iyi bir bütçe yönetimi sağlamasıdır.

Karar verme süreçleri 

Büyük veri, sosyal medya eğilimlerinin tanımlaması ve kullanıcıların hangi gruplarla iletişim kurması gerektiği, nerelerden, hangi konular hakkında bildirim almaları gerektiği gibi isabetli kararları vermek için kullanılabilir. Sosyal medya pazarlamacıları için markanın veya işletmenin hangi sosyal medya platformunu, stratejisinin ana mecrası yapacağı verinin yorumlanmasıyla belirlenebilir. Pazarın duygularını veri ile kolayca anlayabilecek işletmeler, stratejilerini bu yönde geliştirebilirler. Ne gibi iyileştirmelerin gerekli olduğunu anlamak için sadece geçmiş performansa güvenmek yerine büyük veri, artık tüketicilerin gelecekteki ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha iyi karşılamak için bilinçli kararlar vermede yardımcı olabilecek bir maden niteliğinde.

Ürün hakkında iç görüler
Büyük veri, tüketicilerin isteklerini, istek zamanlamalarını ve neyi nasıl istedikleri ile ilgili kesinliği artırır. Bu da işletmelere yeni ürün veya yeni hizmetlerinin nasıl olması gerektiği hakkında bilgi verir. İşletmeler, insanların seçimlerini ve şikayetlerini analiz etmek için veriyi kullanabilir. Bu sayede, mevcut üründe veya hizmette değişiklikler yapılmasına, dolayısıyla da inovatif ürünler üretilmesine ve daha tatmin edici hizmetlerin sunulmasına olanak sağlanır. Sonuç olarak büyük veri kullanımının markalar için piyasada var olma ve pazara hükmetme gibi hayati konularda ne kadar etkin olduğunu inkar edilemez. Veri bilimine önem vermeyen, kendini yeni çağın gerekliliklerine kapamış işletmelerin dijital çağda hayatta kalabilmesi her geçen gün daha da zorlaşacaktır.

MERHABA DE!